Yalıtım işlerinin büyük çoğunluğu malzeme yüzünden değil, birleşim detayı yüzünden başarısız olur. Aşağıdaki kesitler en sık karşılaşılan yapı elemanlarını ve her birinde sahada en çok tekrarlanan hataları gösterir. Çizimler şematiktir; her yapının çözümü kendi koşullarına göre belirlenir.
Teras çatı, katman sırasının en çok karıştırıldığı yapı elemanıdır. Eğim su yalıtımının altında verilir: su yalıtımı eğimlendirilmiş ana tabliye betonunun üstüne, ısı yalıtımı su yalıtımının üstüne gelir (ters teras); aralarına ayırıcı katman konur, en üste koruma şapı gelir. Isı yalıtımının altta kaldığı klasik teras da buhar kesiciyle kurgulandığında geçerli bir sistemdir. Suyun süzgece ulaşabilmesi için eğimin yönü ve oranı doğru verilmelidir.
Süzgeç detayı bu elemanın en kritik noktasıdır. Süzgecin montajı epoksi grout harcı ile yapılır ve su yalıtım örtüsü süzgecin flanşıyla bütünleştirilir. Bu birleşim doğru kurulmadığında, terasın geri kalanı kusursuz olsa bile su alttaki mekâna geçer.
Mantolama bir malzeme değil, bir sistemdir: yapıştırıcı, levha, dübel, donatı filesi, sıva ve son kat birbirine uyumlu olmak zorundadır. Farklı üreticilerin ürünlerinin karıştırılması, sistem garantisini ve performansı ortadan kaldırır.
Islak hacimde su yalıtımı seramiğin altına, şapın üstüne uygulanır ve duvara belirli bir yükseklikte döndürülür. Alt kattaki tavan lekelerinin çoğu, seramik derzinden değil bu dönüşün eksikliğinden veya süzgeç birleşiminden kaynaklanır.
Toprak altındaki yapı elemanlarında su yalıtımı tek başına yeterli değildir; suyun yapıya dayanmadan uzaklaştırılması gerekir. Drenaj çalışmıyorsa, en iyi örtü bile hidrostatik basınç altında zamanla yenilir.
Kaplamanın ömrünü belirleyen şey kaplamanın kendisi değil, altındaki betondur. Yüzey mekanik olarak hazırlanmamışsa, beton yeterince kurumamışsa veya alttan nem geliyorsa kaplama betona tutunmaz. Bu durumda hata kaplamada görülür, kaynağı ise zemindedir. Aynı ilkeler fabrika zemininde de, apartman girişinde veya kafe zemininde de geçerlidir; değişen tek şey seçilen sistemin kalınlığı ve yüzey dokusudur.
Beton dökülmelerinin büyük bölümü darbeden değil, donatının paslanmasından kaynaklanır. Paslanan çelik hacim genişletir ve betonu içeriden iter. Bu nedenle onarımda asıl iş dökülen yüzeyi kapatmak değil, korozyonun sebebini ortadan kaldırmaktır.
Güçlendirmede uygulamanın kendisi işin ikinci yarısıdır. Birinci yarısı, taşıyıcı sistemin hangi elemanında ne kadar kapasite artışı gerektiğinin hesaplanmasıdır ve bu bir mühendislik kararıdır. Sahada yapılan iş, projeye birebir uymak zorundadır; malzeme doğru olsa bile uygulama detayı yanlışsa güçlendirme beklenen katkıyı vermez.
Bu işler, yetkili bir inşaat mühendisince hazırlanan statik güçlendirme projesi doğrultusunda ve proje onayıyla uygulanır. Taşıyıcı sisteme dair hesap ve karar mühendisin sorumluluğundadır.
Talep formu doldurulduğunda, gerekli bilgiler alınmış olarak dönüş yapılır ve yerinde inceleme planlanır.
Talep formunu doldurun