Rehber
Kentsel dönüşüm sözleşmelerinde yalıtım çoğu zaman tek satırla geçer: "Yalıtım birinci sınıf malzemeyle yapılacaktır." Bu cümle imza günü yeterli görünür; ama inşaat sırasında neyin, nereye, hangi kalınlıkta uygulanacağını kimseye söylemez. Anlaşmazlık çıktığında da dayanak olmaz.
Bina yıllarca kullanılacak; yalıtım ise döşemenin, sıvanın ve toprağın altında kalacak. Ne yapılacağı sözleşmeye bugün yazılmazsa, sonradan doğru yapılıp yapılmadığını göstermek çok zorlaşır.
Teras, cephe, ıslak hacimler ve temel ayrı ayrı yazılır. "Bina yalıtımı" gibi tek bir başlık, hangi elemanda hangi sistemin kullanılacağını belirsiz bırakır.
Marka yerine ürün sınıfı ve kalınlık yazılır. "Birinci sınıf" ölçülebilir bir ifade değildir; sınıf ve kalınlık ise teslimde kontrol edilebilir.
Parapet dönüşü, süzgeç, temel–perde birleşimi ve boru geçişleri gibi detaylar çizimle sözleşmeye eklenir. Sorunların çoğu düz yüzeyde değil bu noktalarda başlar.
Yazılan ürün yerine başka bir ürün kullanılacaksa bunun hangi koşulla ve kimin onayıyla yapılabileceği tanımlanır.
Yalıtım kalemlerinin, detaylar kapanmadan önce yerinde kontrol edileceği ve uygunsuzluğun yazılı bildirileceği yazılır.
Teslimde uygunluk raporu ve garanti süresinin yazılı olacağı belirtilir.
Buradaki öneriler sözleşmenin yalnızca yalıtıma ilişkin teknik içeriğidir. Sözleşmenin hukuki tarafı bir avukatla değerlendirilmelidir.
Yalıtım maddesinin bağımsız olarak yazılması ve inşaat sırasında denetlenmesi için kentsel dönüşümde yalıtım şartnamesi sayfasına bakabilirsiniz. Müteahhit tekliflerini aynı ölçüyle karşılaştırmak için ücretsiz Teklif Terazisi kullanılabilir.